Tehlike Sandığımızdan Daha Yakın Olabilir!
Çocuk Cinsel İstismarında Fail Profili
Toplum olarak çocuk cinsel istismarı denildiğinde çoğu zaman aklımıza karanlık sokaklarda dolaşan, dış görünüşüyle dikkat çeken, kolaylıkla fark edilebilecek suçlular gelir. Oysa bilimsel çalışmalar ve adli vakalar bize çok farklı bir tablo göstermektedir.
Çocuk cinsel istismarının en önemli gerçeklerinden biri şudur:
Her fail pedofili değildir ve hiç bir fail dış görünüşüyle kendisini ele vermez.
Bu nedenle çocukları korumanın yolu yalnızca “şüpheli görünen insanlardan uzak durmak” değildir. Asıl önemli olan, faillerin nasıl düşündüğünü, nasıl plan yaptığını ve çocuklara hangi yöntemlerle yaklaştığını anlamaktır.
Faili Tanımadan Suçu Önlemek Mümkün Değil
Geçmişte suçluların fiziksel özelliklerinden hareketle tanımlanabileceği düşünülüyordu. İtalyan kriminolog Cesare Lombroso'nun ortaya attığı “Doğuştan Suçlular Teorisi” buna örnek gösterilebilir.
Ancak sonraki yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, suçluların fiziksel özellikleri üzerinden güvenilir bir profil oluşturulamayacağını ortaya koymuştur.
Bugün biliyoruz ki çocuk cinsel istismarı failleri;
- Toplum içerisinde sıradan bireyler olarak yaşayabilir,
- Güven veren kişiler gibi görünebilir,
- Çocuklarla çalışan alanlarda bulunabilir,
- Çocuğun ve ailenin güvenini kazanabilir,
- Uzun süre fark edilmeden hareket edebilir.
Bu nedenle çocuk koruma çalışmalarında failin görünüşünden çok davranış örüntülerine odaklanmak gerekir.
Cinsel İstismarcılar Neden Diğer Suçlulardan Farklıdır?
Araştırmalar, çocuk cinsel istismarı faillerinin birçok suçlu tipine göre daha planlı hareket ettiğini göstermektedir.
Bu kişiler genellikle:
- Esnek davranırlar,
- Riskleri hesaplarlar,
- Fırsatları analiz ederler,
- Çocuğun savunmasızlıklarını gözlemlerler,
- Uzun vadeli stratejiler geliştirirler.
Özellikle duygusal ihmal yaşayan, yeterli yetişkin desteği alamayan, yalnızlık hisseden veya yoğun ilgi ihtiyacı bulunan çocuklar, failler tarafından daha kolay hedef haline getirilebilmektedir.
Bu durum çocuğun suça katkı sunduğu anlamına gelmez.
Tam tersine, failin çocuğun ihtiyaçlarını ve kırılganlıklarını istismar etmek için kullandığını gösterir.
Çocuğu İstismara Hazırlama Süreci: Grooming
Çocuk cinsel istismarı vakalarının önemli bir kısmında doğrudan saldırı yerine uzun bir hazırlık süreci bulunur.
Uluslararası literatürde bu süreç “Sexual Grooming” olarak adlandırılır.
Grooming;
Bir çocuğun istismar amacıyla adım adım hazırlanması, güveninin kazanılması ve istismarın normalleştirilmesi sürecidir.
Fail bu süreçte;
- Çocuğun güvenini kazanır,
- Özel ilgi gösterir,
- Hediyeler verebilir,
- Sırlar paylaşabilir,
- Aileye yardım eden biri gibi davranabilir,
- Çocuğun yalnız kalabileceği ortamlar oluşturabilir.
Dışarıdan bakıldığında birçok davranış sıradan bir ilgi gibi görünür.
Ancak gerçekte amaç, çocuğu istismara daha açık hale getirmektir.
Failler Bir Anda Ortaya Çıkmaz
Araştırmalar, çocuk cinsel istismarının çoğu zaman ani bir karar sonucu gerçekleşmediğini göstermektedir.
Birçok fail;
- Uygun ortamı belirler,
- Uygun zamanı seçer,
- Potansiyel mağduru gözlemler,
- Yaklaşım stratejisini planlar,
- Güven ilişkisi kurar,
- Çocuğu yalnızlaştırır,
- İstismarı gerçekleştirir,
- Sessizliği sürdürmeye çalışır.
Bu nedenle çocuk koruma çalışmalarında yalnızca gerçekleşmiş istismara değil, istismara giden sürece de odaklanmak gerekir.
Sessizliğin Arkasında Ne Var?
Birçok yetişkin, “Çocuk neden anlatmadı?” sorusunu sormaktadır.
Oysa araştırmalar, istismar sürecinde çocukların önemli bir bölümünün fail tarafından sistematik biçimde manipüle edildiğini göstermektedir.
Bazı çocuklar;
- Kandırılır,
- Suçluluk hissettirilebilir,
- Tehdit edilir,
- Ailelerinin zarar göreceğine inandırılabilir,
- Yaşadıklarının yanlış olmadığını düşünmeye yönlendirilebilir.
Bu nedenle çocukların sessizliği, yaşananların olmadığı anlamına gelmez.
Bazen sessizlik, failin kurduğu sistemin ne kadar etkili olduğunun göstergesidir.
Çocukları Korumak İçin Ne Yapmalıyız?
Çocukları korumanın yolu korku üretmek değil, bilgi üretmektir.
Bunun için;
- Çocuklara yaşlarına uygun beden güvenliği eğitimi verilmelidir.
- Ebeveynler grooming belirtilerini öğrenmelidir.
- Okullar ve kurumlar çocuk koruma politikaları oluşturmalıdır.
- Çocuklarla çalışan profesyoneller risk işaretlerini tanıyabilmelidir.
- Şüpheli durumların bildirilmesini kolaylaştıran mekanizmalar kurulmalıdır.
- Çocukların güvenle konuşabileceği ortamlar oluşturulmalıdır.
Çocuk cinsel istismarını önlemek yalnızca adli bir mesele değildir.
Bu aynı zamanda eğitim, psikoloji, sosyal hizmet, sağlık ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur.
Sonuç
Çocuk cinsel istismarı failleri çoğu zaman toplumun dışına itilmiş, kolaylıkla fark edilebilecek kişiler değildir. Tam tersine, güven ilişkilerini kullanabilen, plan yapan ve çocukların ihtiyaçlarını istismar edebilen bireylerdir.
Bu nedenle çocukları korumanın en güçlü yolu, failin yöntemlerini anlamak ve istismara giden süreci görünür hale getirmektir.
Çocukları yalnızca tehlikeden uzak tutmaya çalışmak yeterli değildir.
Onları koruyacak bilgiye, farkındalığa ve güçlü koruma sistemlerine de sahip olmamız gerekir.
Çünkü bir çocuğun güvenliği, tesadüflere bırakılamayacak kadar değerlidir.

Bu Yazı Hakkında Görüş Bildirin