Psikoloji

Çocuk ve Ergenlerde Bağımlılık Riski

Çocuk ve Ergenlerde Bağımlılık Riski

Bağımlılık çoğu zaman yalnızca madde kullanımıyla ilişkilendirilse de çocuk ve ergenlerde riskli süreçler çok daha erken başlayabiliyor. Özellikle ergenlik dönemi; dürtüselliğin arttığı, aidiyet ihtiyacının yoğunlaştığı ve duygusal dalgalanmaların daha belirgin yaşandığı bir gelişim dönemidir.

Bu süreçte bazı davranışlar yalnızca “ergenlik dönemi” olarak değerlendirilebilirken, bazı durumlarda davranışın altında farklı duygusal ihtiyaçlar ya da risk alanları bulunabiliyor.

Örneğin bazı çocuk ve ergenlerde;

* Belirgin içe çekilme,

* Yoğun ekran kullanımında artış,

* Uyku düzeninde değişiklik,

* Dürtüsel davranışlarda artış,

* Akademik işlevsellikte düşüş,

* Aileyle iletişimden uzaklaşma,

* Yoğun öfke ya da tahammülsüzlük,

* Sürekli sıkılma hissi gibi değişimler görülebiliyor.

Elbette bu belirtiler tek başına bağımlılık anlamına gelmez. Ancak bazı durumlarda çocuğun duygusal olarak zorlandığını gösteren önemli sinyaller olabilir.

Özellikle çocuk ve ergenlerde riskli davranışlara yalnızca “yasak” üzerinden yaklaşmak çoğu zaman yeterli olmayabiliyor. Çünkü bazı davranışlar; ait hissetme ihtiyacı, duygusal boşluk, yoğun stres, yalnızlık ya da baş etme güçlüğüyle ilişkili olabiliyor.

Bu nedenle koruyucu yaklaşım yalnızca davranışı durdurmayı değil, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını anlamayı da içerir.

Çocukların duygularını ifade edebildikleri, yargılanmadan konuşabildikleri ve güvenli ilişki kurabildikleri alanlar ruh sağlığı açısından önemli bir koruyucu faktör olabilir.

Erken fark edilen riskler ise çoğu zaman çok daha sağlıklı ve destekleyici şekilde ele alınabilir.

Paylaş:
Damla ÜÇGÜL

Uzman Psikolog

Bağımlılık Danışmanı

Bu Yazı Hakkında Görüş Bildirin

E-posta Bültenine Abone Ol!

Eğitim ve etkinliklerden düzenli olarak haberdar olun.