+90 551 973 26 55    bilgi@cocukbilimleri.com.tr

Blog Yazıları

ÇOCUK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

"Çocuk Gelin" Romantizminden "Evliliğe Sürüklenen Çocuklar" Gerçeğine: Bir Terminoloji Devrimi

"Çocuk Gelin" Romantizminden "Evliliğe Sürüklenen Çocuklar" Gerçeğine: Bir Terminoloji Devrimi

Kelimeler sadece dünyayı tarif etmez, onu inşa eder. Yıllardır toplumun ve medyanın diline pelesenk olan “Çocuk Gelin” ifadesi, aslında bir trajediyi şirin gösterme çabasından başka bir şey değildi. Bir çocuğa "Gelin sıfatını yakıştırmak, ona yetişkin bir rol atfetmek ve arkasındaki devasa hak ihlalini bir "statü" maskesiyle örtmektir. Biz, Çocuk İstismarı ve İhmali ile Mücadele Derneği ve Çocuk Bilimleri Enstitüsü olarak bu maskeyi düşürüyoruz. Artık “Çocuk Gelin” demiyoruz; "Evliliğe Sürüklenen Çocuklar" diyoruz.

"Kültürü Değiştirmek, Dili Değiştirmekle Başlar! Doğru adlandırılamayan acı, doğru tedavi edilemez. Biz dili değiştirerek, koruma kalkanlarını yeniden inşa ediyoruz."

Faili Gizlemiyoruz, Kolektif Sorumluluğu İfşa Ediyoruz...

Bazı akademik çevreler, "sürüklenme" ifadesinin faili belirsizleştirdiğini savunabilir. Aksine! Biz faili sadece bir aile veya kişiyle sınırlı tutmuyoruz. Bir çocuk evliliğe "sürükleniyorsa"; burada mülki amirin denetim eksikliği, yasayı esneten yargı mekanizması, yoksulluk ve sessiz kalan toplumsal çevre de bu akıntının bir parçasıdır. "Sürüklenme", bu suçun bireysel değil, kolektif bir sistem hatası olduğunu yüzümüze vurur.

"Zorla" Değil, "Seçeneksiz" Bırakılan Çocuklar

Hukuk dili genellikle "zorla evlendirme" tanımıyla fiziksel şiddet arar. Oysa sahada gördüğümüz gerçek farklıdır: Çocuklar genellikle silah zoruyla değil; eğitimden koparılarak, sosyal çevresinden izole edilerek ve "tek kurtuluşun bu" olduğu telkiniyle, yani yumuşak bir güçle bu sürece itilmektedir. "Sürüklenme" kelimesi, fiziksel şiddetin ötesindeki o sinsi ve gri istismar alanını tanımlayan tek dürüst kavramdır.

"Evlenme" Bir Onay Değil, İhlalin Adresidir

Bize yöneltilen "Evlenme kelimesini kullanmak olayı meşrulaştırır mı?" sorusuna cevabımız nettir: Hayır! Biz, toplumun "evlilik" zannettiği illüzyonun aslında çocuğun nitelikli cinsel istismarı süreci olduğunu, onların kutsal saydığı kavramın içine "sürüklenme"yi ekleyerek gösteriyoruz. Kelimeyi onlardan alıp, gerçek yüzüyle yani irade fesadıyla yeniden tanımlıyoruz.

Hukuki Bir Boşluk Değil, Geleceğin Yasası

Pozitif hukukta bu kavramın henüz tanımlı olmaması, kavramın zayıflığını değil, mevcut yasalarımızın koruma kalkanlarındaki eksikliği gösterir. Unutulmamalıdır ki; bugün yasalarda yer alan birçok koruyucu terim, bir zamanlar sadece birer akademik "retorik" idi. Biz bugün literatürü, yarın yasayı değiştirmek için bu adımı atıyoruz.

"Evliliğe Sürüklenen Çocuklar" kavramı, çocuğu edilgen kılan bir tanım değil; sistemin ona karşı işlediği suçu adlandırma biçimidir. Çok yakın bir tarihte gerçekleştireceğimiz uzmanlar çalıştayında, bu kavramın bilimsel temellerini mühürleyecek ve çocuk hakları mücadelesinde yeni bir sayfa açacağız. Bilimin ışığında, doğru kavramlarla çocukların yanındayız.

Lütfen bu konudaki görüş ve önerilerinizi aşağıda yazın. Hep birlikte tartışalım.


Yazan Volkan ÇOLAKOĞLU

Çocuk Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı

Yorumlarınız Bizim İçin Değerli

34 Bir Kıvılcım Çak